Eski bir Co-Pilot'un not defteri (2010)
6 Temmuz 2005 Çarşamba, 14:10

Bir Bodrum hikayesi

   Yıl 1993, Bodrum.
Türkiye Rallisi’nde ikinci gün.
Ekim Bodrum’unda olabilecek kadar sıcak bir sabah, öğle arası.
İkinci günün üçüncü özel etabı Yusufca’nın startına gitmek için Nedim Albayrak’la Milas’a doğru yola çıktık Bodrum’dan.
Yola çıkmadan önce sıkı bir kahvaltı ettik limanda, Palmiye pastanesinde. Üstüne de yan sokaktaki eczacıdan aldığım ilacı içtim bir güzel. Sonra da bir kahve koyusundan...
Kızdı Nedim:
“Yahu,ne diye tıkıldık bu kapalı yere. Yolun karşısında,deniz kenarında da masaları vardı bu pastanenin...”
Var olmasına vardı.
Ne ki bana yakışmazdı. Ne de olsa serde grip olmuşluğumuz vardı.
İki gün önce İstanbul’dan Bodrum’a,Türkiye Rallisi’ni takip etmek ve fotoğraf çekmek içindir Nedim’le birlikte yola çıktığımdan bu yana gribim. Yolda yapıştı yakama namert grip. Üstelik kolay etkilendiğim bir hastalık değildir kendileri.
Ne ki bu defa dökülüyordum.
Milas’a vardık. Alageyik Barajı yoluna sapıp, Yusufca özel etabının zaman kontrolünü bulduk. Otomobili park edip indiğimizde ilk gördüğüm bizden az önce park etmiş otobüs oldu.
Yolcuları henüz içindeydi ve inmeye hazırlanıyorlardı.
Beyaz üstüne lacivert şeritleri olan otobüsün yanında büyük harflerle iki kelimelik ismi yazıyordu:
“Efe Tur “
Ve o anda otobüsten kimlerin inebileceğini anladım.
İstanbul’da iken konuşmuştuk Bodrum’a, Türkiye Rallisi’ne geleceklerini.
Yanılmamıştım.
Otobüsten inenler “Dinozor”lardı.
Evet.
Dinozorlar olmasına, Dinozorlar da, Steven Spielberg’in, Jurassic Park filminin Dinozorları mıydı yoksa onlar?
Durun, hemen kızmayın. Gribin ateşi başına vurdu, adam hayal görmeye başladı, bize de saçma sapan hayallerini anlatacak diye sinirlenmeyin.
Gördüklerim de, anlattıklarım da gerçek .
Otobüsten inip bana doğru gelenler, her ne kadar da aynı filmin küçük kağıt rozetlerini yakalarına takmış olsalar da, onlar gerçektiler...
Onlar bizim,Türk otomobil sporunun gerçek “Dinozor” larıydılar.
Onlar aslında çok daha fazlaydılar, ne ki Bodrum’a sadece içlerinden on beşi gelebilmişti. Bir zamanlar kendilerinin de yarıştığı Türkiye Rallisi’ni seyretmeye, yine kendilerinden birinin otobüslerinden birine binerek gelmişlerdi.
Ali, Romolo, Şükrü, Demir, Levent, Efe, Ender, Umur, Mehmet ve diğerleri…
Onlara sarılıp öpmek isteğime, başımın belası grip engel oldu.
Pek çoğu sık sık gördüklerim.
Ne ki orada, o ortamda onları bir arada görmek tarif edilmez bir keyif veriyordu.
Dinozorlar.Yani uzun yıllarını aktif otomobil sporcusu olarak yaşamış bu insanlar,aktif sporculuk hayatları bittikten uzun yıllar sonra bir araya gelip zaman zaman toplantılar ve geziler yapıyorlardı
Bir araya gelmenin özlemini uzun yıllardır yaşadıkları belliydi.
Peki,kim bu dinozorlar? Nedir isimleri mi diyorsunuz?
İşte isim listesi:
“Ender Kitapçı, Halil Berkay, Mehmet Karabeyoğlu, Satvet Çiftçi, Azmi Avcıoğlu, Sabit Akça, Mehmet Sadık Efe, Osman Billi, Berç Arhanyan, Oyman Atabay, Sami Olgaç, Feridun Pehlivan, Ersin Tan, Nuri Pelit, Erkan Kılavuz, Tuncay Özilhan, Jean Nahum, Claude Nahum, Haluk Karamanoğlu, Selçuk Karamanoğlu, Çoşkun Baykal, Ercan Ayan, Gani Aloğlu, Muhtar Katırcıoğlu, Mustafa Yemeneciler, Behiç Yurdaçalışan, Ara Mescutyan, Erdoğan Zorlu , Yusuf Aramacı, Can Ünlü, Hilmi Orbay, Karaca Taşkent , Güray Zorlu, Faruk Dolay, Reşat Sarıoğulları, Hasan Kalaycı, Ahmet Akdağ, Erdoğan Tanbay, Kayıhan Kantarcı, Mario Morigi, Kerim Saçkan, Ali Akınal, Fatih Erkul, Umur Teoman, Mehmet Köprücü, Nejat Şengür, Atilla Merter, İlkay Bilgişin, Ali Yazıcıoğlu, Şükrü Okçu, Haluk Görkem, Mehmet Berkel, Ahmet Cıpa, Ahmet Tollu, Cüneyd Işıngör, Demir Bükey, Eşref Evrensel, Oral Tan, Lem’i Tanca, Mete Oktar, Haydar Güclü, İskender Aruoba, Pamir Bezmen, Yüksel Kadıoğlu, Levent Pekün, Aytaç Kot, Engin Serozan, Faruk Süren, Burhanettin Tekdağ, Turgut Akbaş, Sedat Zincirkıran, Ersoy Çetin, Berkan Kılıç, Ömer Bayramlıoğlu, Hasan Şahin, Ali Furgaç, Şevki Gökarman, Çetin Soytürk, Cüneyt Korur, Romolo Marcopoli.”
Bunca ismin arasından bugün otomobil sporunu yakından izleyenler ancak bir kaçının ismini duymuştur, hatırlıyordur.
O birkaç isim de bugün otomobil sporunun yönetiminde görev alanlardır.
Peki, ya diğerleri?
Onlar neden otomobil sporunun bunca deneyimli yöneticiye ihtiyacı varken,otomobil sporunun yönetiminde görev almazlar?
Almazlar...
Çünkü bir kaçının işleri buna engel iken, bir çoğu küstürülmüş, kırılmış, otomobil sporundan uzaklaştırılmışlardır.
Kim mi yapmıştır bunu?
Otomobil sporunun yönetiminde kendine bir koltuk kapmayı ne pahasına olursa olsun da, olsun diye düşünenler yapmıştır.

Sokak
köpekleri…

Yaşamak için
her gün
mücadele
ederler
sokak
köpekleri…
 
 
 
© 2017 Tüm içerik rallispor.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz.
tasarım: rallispor.com. içerik yönetim sistemi: siliconbase.com